Odundan elde edilen organik bir kükürtlü maddedir.CH3 >S< CH3. Dr.Stanley Jacoba göre, yüzyılımızın, antibiyotik ve kortizon prensiplerinden sonra keşfedilmiş üçüncü büyük prensibidir.
Houstan’da kanser tedavisi üzerine pek çok çalışma gerçekleştirmiş olan E.J. Tucker, 1962 yılında kanserli hayvanlar üzerinde yaptığı deneyler sonucunda DMSO’yu, “hematoksilin” adlı boya maddesi ile karıştırarak kullandı. Bu karışım tümör kitlesini boyamakla kalmıyor, aynı zamanda pek çok farklı kanser türünü tedavi ediyordu. Daha sonra bu yöntem pek çok kanserli hastanın sağlığına kavuşturulmasında kullanıldı, kullanılmaya da devam ediyor.
Basitçe; hematoksilin maddesi DMSO’yu kanserli organa taşıyarak bu mucizevi maddenin sorunlu bölgeye direkt etki etmesini ve zaman içinde kanserin yok edilmesini sağlıyor. Tedavi, herhangi bir kanser türüne özel de uygulanmıyor. Tüm türler için kullanılabiliyor. Yıllardır, dünyada pek çok ülkede farklı enstitü ve kliniklerde başarıyla uygulanmakta, çok önemli sonuçlar almaktadır.
DMSO tedavisi, kemoterapi ve radyoterapinin aksine, bağışıklık sistemine zarar vermeden kanseri yok etme üzerinde kurulmuş bir prensiptir.
1980 yılının “Physician’s Desk Reference “ yayınında ilk kez listeye giren DMSO için şunlar yazılıydı: Kullanılmasın'da Hiçbir Tıbbi Sakınca Görülmedi, Hiçbir Madde Bu Derece Geniş Bir Kullanım Alanına Sahip Değildir.
Ortodoks Tıp, her ne kadar kabul etmez görünse de, bilimsel literatürde bu maddenin olağanüstü nitelikleri hakkında 6.000 (Altıbin) den fazla yazı çıkmıştır. Bir çok uluslararası sempozyumda, etkisi ve yan tesiri bulunmadığı kanıtlanmıştır. Aralarında Almanya, İsviçre, Rusya, Avusturya, İngiltere, İrlanda, Kanada, Meksika ve bir çok Güney Amerika devleti de bulunan 55 ülkede reçete ile edinilen bir ilaçtır.
DMSO tedavisi, kanserli bölgenin yokedilmesini hedefler, kanseri ortaya çıkaran sebebi ortadan kaldırmaya yöneliktir. Bu tedavi yönteminin mutlaka bağışıklık sistemine yönelik takviyelerle desteklenmesi gerekmektedir.
1-Miyelinsiz sinir elyafının iletkenliğini kaldırarak ağrıyı bloke eder.
2-Antienflamatuardır.
3-Antibakteriyel ve fungusittir.
4-İlaçların zarlardan kolay geçmesini sağlar.
5-Damar genişletici ve diüretik(idrar söktürücü)tir.
6-Ca fonksiyonunu durdurarak,kalp kasının yükünü hafifletir.
7-Haricen hücre yenileyici ve sakinleştiricidir.
8-Bağışıklığı güçlendirir.
9-Vücutta interferon oluşturucudur.