Van Doğumlu. Sağ göğsünde iri bir elma büyüklüğünde katı bir kist var.Ayrıca astım,şeker ve yüksek tansiyon
hastası. Bu üç hastalık için Van Medisina Hastanesinde bazen 2 gün bazen 4 gün hatta 7 gün yattı oluyordu.
Şeker 400-450 lerde ve tansiyon 28'e çıkıyordu.Aynı hastanede görüntülemede 3,5cm kis görünmüş.
08.Ağustos 2011'de DMSO alternatif tedavisine başlandı. Yaptığı detoks sonucu 4 - 5 günde 95 kilodan 88 kiloya düştü.
Göğsündeki büyük kitle süt kisti veya ödem olmalıki 6. gün yumurta büyüklüğüne düştü.Daha ilk gün bütün ilaçlarını kesti.
15-20 gün bu alternatif tedaviye devam etti. tansiyon 12-8 ve şeker 90-100 arasına düştü. Ayşete hanım 15-20 sonra bu tedaviyi
bıraktı ben etsiz,ekmeksiz,çaysız,şekersiz duramama ve bu üç hastalıkdan hemen acil'e kaldırılmış. Sanırım bu alternatif tedaviye 40-50
gün kadar devam etseydi bu üç hastalıkdan eser kalmazdı.
Tabiki modern tıp ameliyat önermiş.
Oğlu Nurullah Murre: 0544 646 62 00
Osmaniye Devlet Hastenesin'de sağ göğsü lenf'leri alındı.Ankara GATA'da 12 gün kemoterapi ve
25 gün radyo terapi aldı.Daha sonra Ankara GATA'da 10 kür kemoterapi ve 21 gün radyoterapi aldı.
Adana Çukurova Üniversitesi hastanesinde 12 kür kemoterapi aldığı halde karaciğerde 7cm olan metastatik
tümör 11 cm'ye çıktı 1 kere daha kemoterapi aldı ve braktı. 22 Mayıs 2011 DMSO alternetif tedavisine başlandı
2 Mayıs 2011 Adana Çukurova Üniversitesi hastanesindeki sonuçlar söyle karaciğer delikdeşik, 1 tane 11 cm, 1
tane 7.7 cm, 1 tane 5,5 cm x 5,0 cm ve 2 tane 2,5 cm ebatında tümörler mevcut. 4 Temmuz 2011'de Osmaniye park
hastanesin'den sağdece 98mm x 64mm tümör olarak tespit edildi.Diğer bütün tümörler kayıp. Hasta kendisini çok
dinç hissediyor çok sağlıklı ve şuanda yaylada tatil yapmakta.17 günde 8 kilo zayıfladı ve geri almadı.
Sitemde yazdığım güldane yorulmaz, hamit doğru ve halil adlı hastalar karadud şurubu ile dmso'yu kullanmışlardı.
aynı şekilde nalan hanımda kullandı ve çok iyi sonuç elde edildi. Dmso dünyada biliniyor ve kanserli hastalar kullanıyor.
Dmso'nun isteninlen maddenin hücreye taşıma özelliği var.Bir madde içinde eritlip tene sürülürse o madde kana ulaşır. Öyleki ayak tabanı veya bele
sürmekle bile ağızda nefesten nahoş kokusu gelir.Nalan hanım daha sonra fabrikanyon karadud suyu kullanmış bu su ve şuruplara dayanıklı olması
için çok yüksek miktarda şeker ve çeşitli kimyasal maddeler konuyor. Dmso bu maddelerle içildiğinde taşıyıcı özelliğinden dolayı
vücuda dağıldı ve durumu ağırlaştı.
Sivas doğumlu baba adı Halil olan hastamız Ankara Atatürk Sanatoryum Hastanesinde AKCİĞER ZARI
kanseri teşhisi ile toroks valf sistemi ameliyatı olmuştu.Bu kanser türleri üç ay içinde
ilerleyip hastanın vefatına yol açıyormuş ve bu hastaya da bir ay ömür biçilmiş,ameliyat sonrası
iki defa felç geçirmiş ve yatalak durumda idi 2010 yılı kasım ayında DMSO alternatif tedavisine
başlandı o günden buyana sağlıklı yaşantısını sürdürüyor ve kimsenin yardımı olmadan kendi hayatını
sürdürebiliyor sadece sol tarafında az bir felç belirtisi var.
Oğlu Ercan BİRCAN: 0501 202 07 61
2007 yılında bana rahim üzerinde herpes virüsü olduğunu ve her 3-4 ayda bir yaktırmak zorunda olduğunu
söyledi. Daha sonra rahim ağzı kanserine yol açıyormuş. 8-10 gün kadar DMSO çözeltisi içti ve o bölgeye
saf DMSO sürdü. İyileştiğini ve içmeye devam edip etmeyeceğini sordu. Ben de en az l ay içmesi gerektiğini
söyledim. 20-25 gün sonra idrarından 2-3 santim boyunda tümörler dökülmüş hemen Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi
Acil servisine gidiyor. Kendisinin dediğine göre doktorlar içeride bebeğin parçalanıp döküldüğünü ve acilen
rahmin alınması gerektiğini söylemişler. O da bağırarak 50 yaşın üzerinde olduğunu ve menapoz döneminin
çoktan geçtiğini söylemiş. Ben de dökülenlerin ölü hücre yığını olduğunu ameliyata gerek olmadığını ve
derhal hastaneden ayrılmasını söyledim. Sanırım 2006 yılı idi o günden beri sağlıklı olarak yaşamaktadır.
Ayten YARBEĞ: 0541 658 15 19
Van Muradiye doğumlu. Baba adı Fikri, Van’da bulunan özel Medicina Hastanesinde sağ göğsünde 54 x 15 mm ve sol
göğsünde 28 x 11 mm 2 adet tümör tespit edilmiş. Pataloji sonucu temiz çıkmış. Bu olay 2011 Ocak ayı ilk
haftasında oldu. Doktor derhal ameliyat veya Ankara’ya gitmesini önermiş. İnternetten beni buldu. 22 Ocak’ta
alternatif DMSO tedavisine başlandı. 16 gün sonra yani 7 Şubat 2011’de aynı hastaneye ultrason çektirmeye gitti.
Oradaki doktorla beni telefonla görüştürdü. Sayın doktorun bana söylediği şu: “Yeşim’den bir defa ince iğne
ucu ile biyopsi yapılmış o da kan dokusuna denk gelmiş haliyle sonuç temiz çıkmış. En az 5-6 defa parça alınması
gerekirdi. Biz 3 cm üzerindeki tümorü kesin kanser diye düşünürüz. Bu da 54 mm ve derhal alınması gerekir dedi.
Kendisi Yeşim’i görüntülemeye sokmadı ve elle tetkike dahi gerek duymadı. Ertesi günü Yeşim Van Muradiye Devlet
Hastanesine gitti, ultrason çekildi. Sağ göğsünde l mm bile tümör yok. Sol göğsünde 9x10 mm tümör tespit edildi.
Doktor şaşırıyor ve Van Erciş devlet hastanesine gönderiyor. 3-4 gün sonra oraya gidiyor. Erciş’teki doktor.
Aralık 2010’da Ankara Onkoloji Hastanesinden oraya tayin olmuş. İki sonuca da bakıyor ve iki göğsü de elle epeyce
kontrol ediyor. Yeşim’e: “Çok acayip bir durum bu olacak şey değil. İlk defa böyle bir olaya rastladım. Sonucun
yanlış olması veya karıştırılması imkânsız. Göğüs kanseri konusu benim branşım bir de Ankara’ya git hocalarımız
baksın” demiş. Yeşim benle görüşmeden önce 78 kilo idi. Bir ayda 66 kiloya indi. Boyu l,60 m civarında olduğunu söyledi.
Yeşim bir türlü tedavi olduğuna inanamedı 3 mayıs 2011 Van Yüzüncü Yıl Eğitim ve Araştırma Hastanesinde MR ve ultrason
çektirdi kanserle ilgili hiçbir bulguya raslanmadı. Sonuçları aynı hastanedeki bir cerraha gösterdi cerrah aynen şunları
söylemiş;(Bunun kaybolması imkansız birşey Van Mediciana Hastanesinde 54 mm tümör çıkmış. Bu nereye gitti 15 Mayıs'da ben
senin sonuçlarını toplantıya sunacağım ve o göğsünü ameliyat edip biopsi yapacağım)
Yeşim ÇAYIR: 0545 769 91 08
Amcası Mesut: 0542 508 65 65
Göğüs kanseri her iki göğsünde en büyüğü 3,5 cm olan çeşitli büyüklükte tümörler mevcut. Macaristan uyruklu,
orada her iki göğsünü alacak olmuşlar. Tedavi maksadıyla Ankara’ya yanıma geldi. Ankara Balgat’taki Akman Hotel’de
15 Şubat – 16 Mart 2011 tarihleri arasında kaldı. 9 Mart’ta sonuca bakmak için Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma
Hastanesinde emar çekildi. Radyoloji Uzmanı Sayın Doktor Elif Hanim bana emar sonuçlarında belli belirsiz bir
şeyler görünüyor. 6 Ocak 2011’deki Macaristan’da çekilen emar sonuçları ile buradaki sonuçlar çok farklı bir de
ultrason çekelim dedi. 14 Mart 2011’de çekilen ultrasonda en büyüğü 4x2 mm olan birkaç tane tümör göründü. Doktor
Elif Hanım durumun çok mükemmel olduğunu söyledi. Renata’dan email geldi. Macaristan’da da görüntülemeye girmiş.
Sonuçların çok mükemmel olduğunu ifade etti.
İleri Düzey İngilizce Bilir. 3.Eylül.2011'de macaristan'a gittim ve durumunun çok iyi olduğunu gördüm.
Renata NAİM: 0036202958687
Baba adı Mehmet Kayseri doğumlu. Bursa Ali Osman Sönmez Hastanesinde rahim kanseri teşhisi konulmuş ve
akciğerinde küçük metastazlar mevcut. Hiçbir tıbbi tedavi almadı. Oğlu Erdem beni internetten buldu.
2010 Ekim ayında DMSO alternatif tedavisine başlanıldı. Akciğerindeki tümörler epeyi küçüldü veya yok oldu.
İdrarından et parçaları şeklinde tümörler döküldü. Daha sonra Bursa Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma
Hastanesine gitti. 3 defa diyalize girmiş. Telefonda oğluna bağırdım. “Anneni hemen çıkar oradan diyalizlik
bir durum yok” dedim. Oradan da Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine geldi.
Hemen tomografi çekildi. 28.03.2011 de çekilen tomografide karaciğerde 4,5x3,o cm ve rahimde 13x8,5 cm ve
akciğerinde küçük modüller mevcut. Üretra’nın önündeki tümör tıkadığı için idrarını yapamıyor. Karnı ve
bacakları çok şiş idi. Nefrostomi takılınca idrarla beraber 1,5 kg civarında tümörler dökülmüş. Tabi ki
doktorlar hayret etmişler. Hatta bir doçentte ciğerlerden parçalar geldiğini ve oğluna annesinin ölmek üzere
olduğunu söylemiş.. Ben de oğluna telefonda ciğer ile rahim arasında dağlar var. Annen 10 dakika sonra ayağa
kalkacak dedim. Dediğim de oldu. 3 günde tam 4 defa tomografi çekildi. Rahim ve karaciğer tertemiz. Karaciğerde
küçük bir taş olduğu söylenmiş, Üretreda 3x3 cm tümör ve akciğerlerde de küçük nodüller bulunmuş. Çekilen diğer
tomografilerde akciğerlerdeki ve rahimdeki tümörler kayıp. Bacaklarının ve karnın şişi indi. Sol ayağında çok
fazla şişkinlik vardı. İlk başta kreatin 6,54 idi şimdi 1,13’e kadar normal seviyeye geldi. Doktorlar
ayağındaki şişkinlik için kemik kanseri ve hemen kesilmesi gerektiğini söylemişler. Ben de telefonla oğluna
kestirmemesini söyledim. Ayağındaki şişkinlikten dolayı şu anda antibiyotik alıyor.Hastamız 10 mart 2011 de
iç kanamadan(mide kanaması) vefat etti fakat raporuna kanser yazıldı.
Oğlu Erdem: 0544 853 90 62
Osmaniye doğumlu, baba adı Ahmet, Adana Özel Ortadoğu Hastanesinde Akciğer kanseri teşhisi konulmuş,
Adana Çukurova Devlet Hastanesinde 3 defa Radyoterapi ve 5 defa Kemoterapi aldı, Sol Akciğerde
başlamış ve kemik ve böbrek üstü bezlere yayılmış, DMSO alternatif tedavisinden önce sağ tarafı hiç
tutmuyor, Ağzında kayma olmuş ve hiç konuşamıyordu. Tamamen yatalak vaziyette ve kendi ihtiyaçlarını
göremiyordu. 15 gün DMSO alternatif tedavisi aldı, şu an konuşabiliyor, ağzındaki kayma kayboldu
ve kendi başına yürüyebiliyor. 16.04.2011 de oğlu Emrah beni telefonla aradı,sevincini benimle
paylaşmak istediğini söyledi, Babasını bu şekilde tarif etti.
Akciğer kanseri. Adana doğumlu.Baba adı Remzi.Adana Orta Doğu Özel Hastanesinde akciğerinde 2006 yılında
2 cm tümör bulunmuş ve üç ay sonra tekrar gittiğinde tümör 7 cm'ye çıkmış.Aynı Hastanede görevli Doktor
Fatma hanımın dediğine göre akciğerinin sağ tarafı su içinde,sol tarafı çürümüş ve tedavisinin olmadığı
söylenmiş.Bunun üzerine İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Hastanesine gidiyor.Burada sağlık karnesi olmadığı
için muayene olamıyor.Çaresizlikten dolayı birisinin sağlık karnesiyle giriş yapıyor ve akciğerde 12 cm
tümör bulunuyor.
Ankara'da Sağlık Bakanlığı önünde pantolonunun sağ tarafını dizden altını kesmiş ve bacağı aşırı derecede
şiş.Balık sırtı gibi pul pul,çatlak haldeydi. Doktorlar dizden alt yanını kesecek olmuş, kestirmemiş.
Ağzından, burnundan zaman zaman kan geliyordu.Astım ve nefes darlığından adım atacak halde değildi.İki
ay kadar gördüğü Alternatif DMSO tedavi sonrası durumu düzeldi.Malulen emekli aylığı alabilmek için daha
sonra Adana Çukurova Devlet Hastanesine müracaat etti.Akciğerin'de 1 mm bile tümör bulunamamış.Efor
testine tabi tutulmuş,kalp,astım ve nefes darlığı muayenlerinde de temiz çıktı.Sadece bacağındaki
şişkinlikten dolayı %52 heyet raporu alabildi.Şu anda 3 ayda bir 618 TL maaş almaktadır.
İlk görüştüğümde:''sen ne yer içersin''diye sordum:''Bir ekmeği ortasından kesip salça sürüyorum,onu mangalda
ısıtıyorum.Külde pişmiş 4-5 baş soğan ve çiğ 4-5 diş sarımsak o ekmeğin arasına koyup yiyorum. Günde 1 öğün
hepsi bu''dedi.Ben de:''çok iyi konsatre protein (zor parçalanan) almıyorsun.Bunu yemeğe devam et''dedim.
Eyyüp CAN: 0534 547 88 81
2005 yılında Ankara Gazi Hastanesinde akciğerinde 7 cm tümör bulundu.Sonra Demetevler Onkoloji
Hastanesinde 6 kür kemoterapi ve 2 kür radyoterapi aldı.Radyoterapinin 2'inci kürün de nabız düşmesi
ve kalp ritminin bozulması nedeniye tedavi kesildi.''Alın,götürün,hasta tedaviye cevap vermiyor.
Yapılacak birşey yok denildi.''Oradan ayrıldı ve dört ay kim ne söylediyse her türlü alternatif
tedaviyi denedi.Ağzından,burnundan devamlı kan ve pıhtı geliyor,öksürüyordu.Onkoloji Hastanesine
tekrar gitti.Bu alternatif tedavi sonrası tümörün 2,7 cm'ye düştüğü görüldü.O ara yine halsizlik
ağızdan kan ve pıhtı gelmesi devam ediyordu.Dört ay bittikten sonra alternatif DMSO tedavisine başladı.
İki-üç ay kadar devam etti ve iyileşti.Onkoloji Hastanesine gittiğinde tekrar yapılan görüntülemede
tümörün %70 oranında küçüldüğü ve stabil halde olduğu söylendi.Ayrıca kalp kapakcıkları arızalı ve
omirilikte kitle var. Ama bu konuda hiçbir tıbbi tedavi almadı.Şu anda durumu çok iyi.İnşallah yetkililer
hastane kayıtlarından araştırırlar.
Hacer KAZAN: 0535 868 76 95
Trabzon doğumlu. Pankreas başı kanseri.İstanbul American Hastanesinde ameliyatla safra kesesi ve
oniki parmak barsağı alındı.DMSO+Hematoksilen karışımını ağızdan aldı.Ayrıca 1 kg.bala öğütülmüş
100 gram tere tohumu ve öğütülmüş 100 gram ısırgan tohumu karışımını bir ayda en az 2 kg. tüketecek
kadar kullandı.Şu anda hiçbir rahatsızlığı yok.
NOT:Yozgat'ta 2 kişi pankreas kanserli hasta hiçbir tıbbi ve alternatif tedavi almadıkları halde yukarıdaki verdiğim karışımları ayda 2,5-3 kg. tükettiler ve şu anda 2002 den beri yaşamaktalar.
2002 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesinde rahim kanseri teşhisi konmuş ve dalak,rahim, kolonunun
tamamı ile pankreasın ¾’ü alınmış. 2005 yılında eşiyle tanıştım. 2007 Eylülün de durumu ağırlaşıyor.
Aynı hastanede yumurtalıklar alınıp kemoterapi yapılıyor ve evine gönderiliyor.Çekilen tomografide karaciğer
delik deşik yani irili ufaklı tümörler ve en büyüğü 8 cm, akciğerlerde iki tarafta 3 cm ve mesane duvarına
yapışık 1 kg kadar tümör mevcut.Hasta ağır durumda yatalak. Kendisine uygulanan alternatif DMSO tedavisi
ile 40-42 günde sağlığına kavuştu.Eşiyle hastaneye kontrole gitti.Tomografi çekilmiş, doktorlar bakıyorlar,akciğer
ve karaciğerdeki tümörler kayıp.İnanamıyorlar tekrar çekiyorlar.Yine sonuç aynı.Tekrar çekiyorlar sonuç yine aynı.
Bu işlem dört sefer tekrarlanıyorSonuçlar hep aynı.Tümör bulunamıyor.Hasta da gayet sağlıklı.Bunun üzerine ameliyata
alınıyor.Mesane duvarına yapışık olan tümör biraz küçülmüş ve mesane boşluğunda.Tümörü alıyorlar,elleriyle
karaciğer,akciğer ve diğer organları kontrol ediyorlar.Yine yok.Dikilip evine gönderiliyor.Anestezinin etkisi
geçtiğinde ameliyat ağrıları tekrar başlıyor.Yine aynı hastaneye gidiyorlar.Sayın doktorların dediği
şu:"Sen ilginç hasta kategortisindesin ilk defa böyle bir olaya rasladık.Arka arkaya 4 defa tomografi çekmemize
rağmen tümörleri bulamadık.Cihaz arızalı da değil.Zira başkalarının tümörlerini gösteriyor,sonra ameliyatta elimizle
kontrol ettik yine bulamadık."Yıl 2008 ve 14 Ocak Pazartesi,tekrar çağırdılar ve yeniden tomografi çekildi.
1 mm bile tümör bulunamadı. 15 Ocak 2008 Salı günü tekrar çağırdılar.Saatlerce hastayı ve eşini sorguladılar.
Ne yaptınız da tümörler kayboldu?''diye...
İnşallah Hasta Hakları Koruma Derneği görevlileri bu siteyi ve bilhassa Güldane YORULMAZ bölümünü okurlar.
Bu hastaya bir günde tam 4 defa tomografi çekildi.O da olmadı aynı gün ameliyata alındı.Bir günde aynı hastaya
verilen radyasyonu ve bir günde 4 defa verilen ilacın böbreklerde yaptığı tahribatı da siz düşünün.
Oğlu Ümit YORULMAZ: 0535 766 75 91
Mersin Devlet Hastanesinde 2007 yılında koltuk altı lenfleri alınmış.Altı defa kemoterapi almış.
Sağ kolu şiş ve sakat.Göğüs kanseri teşhisi koyan onkolog Doktor tayini çıkıp Mersin'den ayrılıyor.
Yerine bir bayan onkolog geliyor.Medine ona gidiyor.Yeni gelen onkolog ona:''Sana yanlış teşhis
konmuş ve yanlış tedavi uygulanmış.''demiş.
Aynı hastanede rahim kanseri teşhisi konup derhal ameliyata almak istemişler.Reddetmiş.Bana geldiğinde çok
ağrısı vardı ve oturamıyordu. DMSO+Hematoksilen karışımına ve diyete iki ay kadar devam etti.
Bir ay kadar sonra idrarla et parçaları şeklinde tümörler dökülmüş.Sonra parmak büyüklüğünde parçalar dökülmüş.
Şu anda gayet sağlıklı.
Medine AKDOĞAN: 0536 453 74 06
İlk teşhisi özel İstanbul Hospital Hastanesinde rahim kanseri ve rahim ağzı kanseri teşhisi konmuş.
Bakırköy Yenimahalle Kadın Doğum Hastanesine sevkedilmiş.Orada tekrar ameliyat olmuş.Bu ara Alternatif
DMSO tedavisine devam etti.En son hiç bir şey kalmadığı ve gelmesine de gerek olmadığı söylenmiş.
02/02/2006'da Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tetkiklerde mide ve mesane kanseri
teşhisi konmuş. 45 gün kadar damar yoluyla ve daha sonra midesinden açılan delikle (dren) ile beslendi.
Toplam 81 gün hastanede kaldı. Hastanın oğluyla doktoru 76'ıncı günü asansörde karşılaşırlar.Sayın Doç.Dr.
diyor ki : ''Hastanemizde tıbbi bir mucize gerçekleşti.Ben babanızın buradan sağ çıkacağına milyonda bir
ihtimal vermiyordum. Babanız kanseri yendi.Hiçbir rahatsızlığı kalmadı. Beş-altı gün daha hastanemizde
kalacak.Arkadaşlar mide kuvvetlendirici ilaçlar veriyorlar.Ayrıca fizik tedaviden arkadaşlar da gerekli
tedaviyi uyguluyorlar.Daha sonra taburcu olacak. Normal bir insan gibi her şeyi yiyip içebilir.''
Oğlu Mehmet GÜLKAYA: 0532 717 72 11
Eskişehir Osman Gazi Hastanesinde rahim kanseri teşhisi konmuş ve 2-3 defa kemoterapi aldı.Kemoterapi sonrası doktor,hastanın oğluna:''Annen 5-6 ay ancak yaşar,bu kışı çıkaramaz''demiş.Web sitemde yazdığım Erdinç SİVRİTEPE vasıtasıyla beni buldular.İki-üç ay kadar alternatif DMSO ve diyet tedavisi aldı.Aynı hastaneye kontrole gidiyor.Aynı Doktor,oğlu Yalçına:''Eğer anneni tanımasam,niye geldiniz diye size sorardım, hiç bir şeyi yok,benden bile sağlıklı''demiş.
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi hastası. 3-4 yıl önce prostat kanseri ve prostat hastalığı
teşhisi konulmuş.Doktorlar riskli buldukları için ameliyat yapamamışlar. 2006 yılında iki buçuk ay kadar
DMSO+Hemotoksilen karışımı içti.Tekrar hastaneye gittiğinde doktor tümörün %90 oranında küçüldüğünü söylemiş.
Şu an gayet sağlıklı olarak yaşamaktadır ve hiçbir rahatsızlığı yok.
Lütfi İNÖZÜ: 0312 277 20 50 - 0544 826 97 12
Ankara Numune Hastanesinde yapılan tetkiklerde akciğerlerde 3 cm tümör mevcut. DMSO+Hematoksilen karışımını ağızdan,damar yoluyla ve solunum cihazıyla kullandı.Üç ay içinde tümörler kayboldu. Şu anda Mersin'de çalışmakta olan onkolog Doç.Dr.'u şaşırıyor.İlk defa böyle bir olaya rast geldiğini söylüyor.Alternatif tedaviyi 22 ay kadar bıraktı.Benim ısrarlarıma rağmen:''Artık iyi oldun gerek yok dedi. ''Hiç değilse koruyucu olarak beyine sıçramaması için arada bir damardan alınması gerekdini söyledim. Dolayısıyla daha sonra beyine sıçramış ve son evredeydi.Vefat etti. Abisi Kadir gelen telefonlardan çok rahatsız olduğu için telefon numarasını sildim.Ankara Numune Hastanesinden sonuçlara bakılabilir.
Mardinde Özel Park Hastanesinde oradan Dicle Tıp Fakültesinde beyin kanseri teşhisi konmuş.
Ve beyin kanserinden ameliyat olmuş.On gün radyoterapi almış.Ankara Atatürk Eğitim Araştırma
Hastanesine sevk edilmiş.Orijini akciğer kanseri teşhisi konmuş.Aynı hastane de akciğerinde 85mm x 86mm
tümör tesbit edilmiş.Aralıklarla 20-25 gün kadar DMSO+Hematoksilen karışımı kullandı.Alerji yaptığı
için bırakmak zorunda kaldı.Tümör bu kadar zamanda 85 mm x 64 mm'ye düştü.Yani 22 mm küçültü ve hiç
içemedi. Yılan burçalağını da istemediğ, ve öldü.Fakat 20 gün çıkarında 22 mm tümörün küçülmesi DMSO'nun
etkinliğini gösterir.
Kızı Ceylan AYAZ: 0536 567 90 34
Ankara Onkoloji Hastanesinde karaciğer kanseri teşhisi konmuş,en son aldığı kemoterapi sonrasında
tomografi çekilmiş ve 9,7 cm tümör bulunmuş.Evine gönderilmiş.DMSO+Hematoksilen karışımını bir meyve
şurubu içinde 13 gün içtikten sonra kontrol gayesi ile aynı hastaneye geliyor.Çekilen tomografi sonrası
tümörün 6,3 cm'ye düştüğü görülüyor.Doktoru bunun üzerine çok seviniyor ve''kemoterapinin ilk defa çok
işe yaradığını söylüyor ve bir kemoterapi daha yapalım''diyor.Yaptığı kemoterapi sonrası ayakta gezip
duran hasta yatağa düşüyor ve 5-6 gün sonra öldü.Hastane bilgisayarında mutlaka kayıtlıdır.
Kardeşi Tahsin DOĞRU: 0538 664 86 59 - 0354 685 50 36
Temmuz 2007’de Ankara Numune Eğitim Ve Araştırma Hastanesinde kolon kanseri teşhisi konmuş ve hemen
ameliyata alınıp 70 cm kolondan kesilmiş. 2008 Temmuzuna kadar tam 16 kür kemoterapi almış. 2008 yılı
Temmuz ayında mesanade dışında bağırsağa yakın yerde tümör oluştuğu için 4,5 cm x 5,5 cm aynı hastanede
ameliyata alınıyor.Bu mesane dışındaki tümör riskli bölgede bulunduğu için alınmadan kapatılıyor ve
enfeksiyon kaptığı söyleniyor. Skar doku büyümesi ''göbek altında iki tane yumruk büylüklüğünde ur oluşuyor.
''2009 Mayıs ve Temmuz aylarında Van İpek yolu devlet hastanesinde prostat hastalığından ameliyat oluyor.
Aynı yıl Ekim ayında Van 100.yıl Eğitim Araştırma hastanesinde tekrar prostat ameliyatı oluyor.Bu hastanede
yapılan görüntülemede karaciğerde altı tane 1,5 cm x 3 cm, akciğerde dört tane 0,5 cm tümör,rektumda
12 cm x 6 cm tümör ve kolonun tamamı çekuma kadar tümörle kaplı.Yine Şubat 2010 da Ankara Numune Eğitim
Araştırma Hastanesine geliyor.Yapılan görüntülemelerde Van’daki görüntülemeleri doğruluyor.Bu hastanede
hiçbir şey yapılamayıp geri gönderiliyor.Tekrar Van’daki Eğitim Araştırma Hastanesine gidiyor.Orada 15-20
gün ömür biçilip evine gönderiliyor. 5 Mart’ta Ankara’ya yanıma geldi.Günde bir veya iki tane ağrı kesici
ampul alıyordu.İngiliz tuzu ile kolon temizliği yaptırdım. 60-70 saat su kürü verdim.Ağrılar %80-90 oranında
azaldı.Yaptığımız alternatif tedavi sonucu 31 Marttan itibaren makattan avuç dolusu tümörler dökülmeye başladı.
Kendi deyişine takriben 15 avuç dolusu kadar.Büyük abdestini normal yapmaya başladı. 5 Mayısta Van’daki
Özel İstanbul Hastanesinde yapılan görüntülemede.Kolonun tamamının tertemiz olduğu yalnız 3 adet 1 cm boyunda
tümör kaldığı ve rektumdaki tümörün 5 cm'ye düştüğü tespit edildi.Fakat Ankara Numune Eğitim Araştırma
Hastanesinde mesane dışındaki tümörü almak için yapılan ameliyat sonrası oluşan karın bölgesindeki urlar
büyüdükçe büyüdü. Van 100.Yıl Eğitim Araştırma Hastanesinde 26 Temmuz'da alınan en son tomografi sonucuna
göre akciğerde 0,5 cm x 0,6 cm boyutlarında 5 tane tümör karaciğerde tümör yok sıvı ve karaciğer büyümesi
var.Rektumdaki tümör 13 cm x 5 cm olmuş. Dalak,böbrek,mide,safra,pankreas tamamen temiz.Kolonda çok küçük
bir-iki tümör,mesane dışındaki 4,5 cm x 5,5 cm olan tümörde ölü hücre yığını ve stabil halde (pirinç taneleri
gibi çok küçük parçalara bölünmüş halde, etrafı zarla çevrilmiş halde duruyor.) Karnındaki skar doku büyümesi
içten kolona baskı yaptı ve tıkadı.Kolonun tamamı tümörle yeniden doldu.İki ay kadar damardan beslendi.
17/10/2010'da vefat etti.
Rektum kanseri. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastansinde yapılan tetkiklerde makatında
4,5 cm tümör mevcut.Beş-altı gün sonra makatından tümörler dökülmeye başlamış.DMSO+Hematoksilen
karışımı içerek.Aynı hastane'de kolostomi taktırdı. Retumdaki tümörler döküldü.
Oğlu İsmail SÖNMEZ: 0537 234 57 87
Ankara Numune Eğitim Araştırma Hastanesinde rektum kanseri teşhisi konmuş.Ameliyat olmuş.Birkaç defa
kemoterapi ve 28 gün radyoterapi almış.Her 3-5 dk.'da bir büyük abdest için tuvalete gidiyordu.Birşey
yiyip içemiyor,bulantı oluyordu.DMSO+Hematoksilen karışımı ve yılan burçalağı ile tamamen sağlığına
kavuştu.Şu anda çok rahat.
Erdinç SİVRİTEPE: 0537 527 17 53
Sol göğsünde 4-5 cm tümör oluşmuş.Tıbbi tedavi almadı.Diyet tedavisi, DMSO+ Hematoksilen
karışımı, çam poleni ile 20-25 günde tümör kayboldu.
Mehtap AYAR : 0541 896 12 24
Diyarbakır Ergani doğumlu.Mersin Araştırma Hastanesinde gırtlak kanseri teşhisi konuldu.İki
ay DMSO+Hematoksilen karışımını ağızdan,damar yolu ve nebülüzatörle aldı.Daha önce sesi çıkmıyor
ve nefes almakta bile zorlanıyordu.Gırtlakta 4 tane tümör görünmüş.İki ay kadar DMSO alternatif
tedavisini kullandıktan sonra Mersin Devlet Hastanesine film çektirmeye gitti.Doktorunun söylediği
şu:''Dört tümörden 3 tanesi kayıp,bir tanesi de erezyona uğramış.Durumu mükemmel,herhalde kemoterapi
ve ışın aldınız değil mi?''diyor.Oğlu Mehmet de''hayır hocam''diyor.Bunun üzerine doktoru kemoterapi
ve radyoterapiye başlatıyor.Oğlu Mehmet'in dediğine göre doktor;tedaviler esnasında bulantı,kusma
olur,günlerce yemek yiyemezsin,saçların dökülür'' diyor. Fakat bu tıbbi tedavilerdeki yan
etkilerin hiç biri olmuyor.
Oğlu Mehmet KARADENİZ: 0541 318 95 80
Kırıkkale doğumlu.Ankara Numune Eğitim ve Araştırma hastenesinde göğüsünün birinde 6-7 cm
kadar kitle ve çok ağrı vardı.Biyopsi dahil hiçbir tıbbi tedavi almadı.DMSO+Hematoksilen
karışımınddan yapılan çözeltiyi içerek.Hiç bir ağrısı ve sızısı kalmadığı gibi kitlede kayboldu.
Kanserde diyet çok önemlidir.Ben Emine ŞAHİN’e hiçbir hayvansal gıda,çayı,şeker,kola, almamasını,
hatta pişmiş gıda bile yememesini söylemiştim.Günlük 3-4 bardak meyve-sebze suları ve çiğ meyve ve
sebzeler yemesini önermiştim.En son kendisine telefon açtığımda diyeti bozunca ağrılarının tekrar
başladığını ve tümörün büyüdüğünü söyledi.Anemi pernisyöz olmaması için hayvansal gıdaları
bilhassa eti ve enerji versin diye şeker yemelerini önerenlere ne demeli.
Emine ŞAHİN: 0538 712 89 14
22 yaşında ve Ankara GATA'da hodgkin lenfoma tedavisi almakta idi. 2006 yılında GATA'daki doktorlar
ömrünün çok az kaldığını,hatta birkaç hafta demişler. GATA misafirhanesine ziyaretine gittiğimde
baygın yatıyordu,uyarmak gayesiyle dizine elimi sürdüğümde acıdan ''dokunma'' bağırdı.Hiçbir şey
yiyip içemiyordu.DMSO+Hematoksilen karışımını en fazla 20 gün kadar kullandı.Normal sağlığına kavuştu.
Fakat karışımı içmeyi bıraktı ve çok hızlı bir hayat yaşadı.Bu yaşantıya ancak altı ay dayanabildi ve vefat etti.
Astsubay Halil ÖZKAN: 0505 703 82 90
Astsubay Turan KALYONCU: 0505 780 10 75
Astsubay Muzaffer BABÜR: 0312 304 20 00
Ankara GATA'da Astsubay A.'nın kayınpederi 74 yaşında ve kolon kanseri.Karaciğer ve akciğerde
metastaz yapmış. 2006 yılında bir perşembe sabahı Alterbatif Tedaviye başlandı.Büyük abdestini
bir sürgüye yapmasını söylemiştim. Cuma ve Cumartesi sabahı da aynı şekilde alternatif tedaviye
devam etti. Cumartesi yani 3'üncü günü,öğlenden sonra damadı Astsubay A. beni telefonla aradı:
''Abi,benim kayınpederin kolondaki tümör tatile çıktı.'' Ne demek bu dedim.Kolondaki tümörlerin
döküldüğünü söyledi. Astsubay A. deşifre olmamak için telefonunu yazdırmadı.Aynı yerde görevli arkadaşı.
Astsubay Muzaffer BABÜR: 0312 304 20 00
Hakkari/Durankaya Beldesi.Beynindeki tümör Van 100.yıl Eğitim ve Araştırma hastanesinde alınmış.
Onaltı gün radyoterapi almış ve üç aydır felç yatıyordu.Onbeş-yirmi gün ağızdan DMSO+Hematoksilen
çözeltisi aldı.Daha sonra üç gün damar yoluyla aldı.Felçli yatan hasta üçüncü gün ayağa kalktı.Görmek
için Hakkari'ye kadar gittim.Olay bütün Hakkari'de yayıldı.On ay sonra oğlu Remzi babasını tetkik için
aynı hastaneye getiriyor.Beyindeki tümör doktorunun dediğine göre ölü hücre yığını haline gelmiş.
Oğlu Remzi GÜLDAL: 0533 302 17 28
Damadı Ahmet: 0530 346 09 89
Trabzon doğumlu midesindeki tümörlerden dolayı İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde ameliyat olmuş.
Fakat her tarafa dağıldığı için hiçbir işlem yapmadan kapatmışlar. 11 Nisan 2010’da DMSO ile alternatif
tedaviye başladı.Verdiğim diyet doğrultusunda her şey yiyip içebiliyor.Diyeti bozunca veya strese girince
zaman zaman bulantı ve kusma oluyor.
2008 yılı sonunda prostat hastalığı şüphesi ile Kütahya Devlet Hastanesine gidiyor ve prostat
büyüklüğü 68 gram bulunuyor.Geceleri defalarca tuvalete çıkıyordu. 15-20 gün kadar DMSO çözeltisi
kullandı.Eskişehir'de Özel Anadolu Hastanesine gittiğinde prostat büyüklüğü 33 grama düşmüş. 2009
yılı başlarında Eskişehir Osman Gazi Üniversite Hastanesinde rektum ve kolon kanseri teşhisi konmuş
ve kolondan 14 cm alınmış,kolostami takılmış.İki ay kadar öyle yaşadı. 2010 Haziran-Temmuz aylarında
şikayetleri tekrar başladı.Aynı hastanede yeniden ameliyat yapılması gerektiği söylenmiş.Batın
kısmında ağrıdan duramıyor ve ağrı kesicilerin de faydası olmuyordu.Büyük bir telaşla yanıma geldi.
DMSO+Hematoksilen karışımını ağızdan ve zaman zaman damardan aldı.Şu anda hiçbir ağrısı yok.
Sindirim sistemi düzgün ve en son yapılan görüntülemede rektum ve kolon temiz.Mesanede 2,5 cm x 2,5 cm
ve lenfte 0,9 cm tümör mevcut. 7 ocak 2011'de hasta beni aradı.Doktorlar fah önceki raporlarına bakıyorlar.
''Ölmen lazım diye yoğun bakımda olman lazımdı.Şimdi nasılsın?'' diye soruyorlar.O da benim bir şeyim
yok diyor,şaşırıyorlar. Önümüzdeki hafta kolonoskopi,tomografi gibi kendisini araştıracaklarmış.
Bana''seni söyleyim mi''dedi.Ben de beni DMSO'yu söylemesini istemedim. Yapılan kolonoskopide
kolonun tamamı temiz çıktı.
Ömer BAŞ: 0542 261 29 90
Hatay Kırıkhan doğumlu.Dil kanseri.Dili çok şiş ve ağzına sığmıyordu. 2009 yılı haziran ayında gece yarısı gittiğimde
can çekişir gibi zor nefes alıyordu.Hatta yakınları başında Kur'an okuyorlardı.Adanalı alternatif tedavi ile uğraşan bir
doktordan 6 aylık bitkisel kür almışlar.Gece bir medikalciden solunum cihazı (Nebülizatör) getirdiler.DMSO+Hematoksilen
karışımı bir defa 10 dakika kullanmakla sabaha kadar devamlı balgam çıktı.Normal yaşamına döndü.Arkadaşlarından birisi
ona nişadırı tavsiye etmiş.O da yakınlarından habersiz kullanmış,iç organları parçalandı ve öldü.
Oğlu Adnan BELGE: 0505 224 00 52
Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesinde yapılan tetkiklerde ve biyopside mide kanseri teşhisi konmuş.
Karaciğer ve böbreklere metastaz yayılmış.Mide bulantısından doğru dürüst bir şey yiyip içemiyordu.Tıbbi
tedavileri reddetti.DMSO+Hematoksilen karışımını ağız ve damar yoluyla kullandı. Ayrıca yılan burçalağını
da kullandı. İki yıldan beri durumu gayet iyidi. Hiçbir tıbbi tedavi almadığı halde ve yaşı da 78 olmasına
rağmen iki yılı aşkın bir süre sağlıklı yaşadı. 11/07/2010'da vefat etti.
Torunu Burak: 0507 932 82 01
Baba adı Muharrem. Konya Ereğli doğumlu. Beni internetten buldular. Şimdi bu hastanın hikayesini anlatacağım.
Konya Meram Eğitim-Araştırma hastanesinde 2009 yılında mide kanseri teşhisiyle mideyi tamamen almışlar.
Sayın Prof. Dr. Hastalığın tamamen geçtiğini ve korkulacak bir şey olmadığını söylemiş. Daha sonra Konya
Meram Tıp Fakültesi hastanesinde 6 kür kemoterapi ve 25 gün radyoterapi almış. 2010 yılında rektum kanseri
çıkmış ve o bölgeye 9 cm. stand takılmış. Midesini alan profesöre gidiyorlar. O da diyor ki: “Ben size bu
hastanın 1,5-2 sene yaşayacağını söylemiştim.” Songül’ün eşi de “Siz bana hastalığın tamamen geçtiğini, bir
daha çıkmayacağını söylemiştiniz.” diyor ve şok oluyor. Günlük 3 tane ağrı kesici iğne alıyor. Ağrıları ancak
2 saat kesiliyor. Karnı aşırı derecede şiş ve patlama seviyesinde. Büyük ve küçük abdestini çok az yapabiliyor.
Hasta ağır durumda ve yatalak. 18 Mart 2011’de DMSO alternatif tedavisine başlandı. İngiliz tuzu ve lavman
ile eşinin, kaynanasının ve annesinin dediklerine göre en az 7-8 kilo büyük abdest çıkmış. Sıkı da bir diyet
verdim. Bir doktora gitmelerini ve karındaki asitli sıvıyı aldırmalarını söyledim. Ereğli Eğitim-Araştırma
Hastanesine gidiyorlar. Bir profesör ancak 10 cc almış, riskli bulmuş. Oradan Ereğli Devlet Hastanesinde gitti.
1 günde tam 5 lt karnından sıvı alındı. Damar yolu ile DMSO+hematoksilen çözeltisini 1 kere almakla
yakınlarının dediğine göre en az 5-6 litre idrar çıkmış. Tabii karnının şişi hemen inmiş. 1 Nisan’da evlerine
gittim. Benden 1 gün önce ve benim gittiğim gün 2 günde toplam 30-40 defa büyük abdest için tuvalete çıktı.
Yine yakınlarının dediklerine göre en az 7-8 kg. Bu durumdaki bir hastaya ağrı kesici, beslenme serumu veya
serum vermek akıl karı değil. Zaten kurtulmasının imkansız olduğu söylenmiş. Songül diyet ve su orucu
esnasında aşırı derecede boğazına düşkün idi. Tedavinin ilk 1-2 günü bana defalarca telefon açtı. “1
dilim ekmek olsun yiyebilir miyim” diye sordu. Hatta eşine: “Defol git karşımdan, seni tavuk gibi görüyorum,
yiyesim geliyor. Her yerden tavuk ve diğer yemeklerin kokuları geliyor.” demiş. Bir gece mutfağa gizlice girip
köfte yemiş. O gün akşama kadar ağrıdan bağırdı. Telefonda eşi sesini bana dinletti. Tuvaletini yapınca rahatladı.
Şu anda dışarıda bile gezebiliyor. Rektumdaki stand’in yaptığı ağrı ve çok tuvalete çıktığı için o bölgede
ağrıları var. Songül’den en az abartısız 25 kg dışkı, asitli su ve idrar çıktı. Şu anda gayet sakin. Daha önce
1 kg eti bir oturmada yiyen hasta şimdi günde bir avuç az bir yemekle doyabiliyor. Karaciğerde 13 mm ebadında
çeşitli ve böbrekte en büyüğü 5,3 cm olan çeşitli ebatta tümörler mevcut. Bunların tamamen kaybolacağına inanıyorum.
Ankara doğumlu. Baba adı Mustafa. 2006 yılı başlarında Ankara Yüksek İhtisas Hastanesinde yapılan tetkiklerde
kolon kanseri teşhisi konulmuş.Ameliyat demişler,kolonun tamamını almak istemişler.Korkmuş,kabul etmemiş.Maddi
problemi olmadığından Ankara'daki meşhur profesör doktorlara özel muayene oluyor.Kimi ameliyat,kimi kemoterapi,
kimi radyoterapi diyor. 02/08/2006'da bana geldi.Günlük 6-7 saati tuvalette geçiyor,büyük abdestini yapamıyormuş.
10 Ağustos'tan itibaren tuvaletini yapmaya başladı.22 Ağustos'da bir günde dört avuç dolusu ve altı günde on beş
avuç dolusu et parçaları döküldü.Bir kavanoza koyup babası ile beraber bana getirdiler.Çok rahatladığını söyledi.
Yine modern tıbba yöneldi.Yine prof.-prof. dolaştı.Olayı,onlara amcası ile beraber sayın hocalarımıza anlatmış.Hepside:''
Bu olacak şey değil,siz pıhtılı kanı et zannettiniz.Hemen tıbbi tedavi alman gerekli''demişler. Dikkat..! Tıbbi
tedaviye başlandı.Ankara Hacettepe'de epey ışın tedavisi aldı.İbni Sina'ya gidiyor.orada Ankara'nın en büyük cerrahı
onu Özel Umut Hastanesine gönderiyor ve orada kolonun tamamını alıyor,bir de torba takılıyor.Orada 23 gün yatmış.
Hacettepe Hastanesinde bir ay kemoterapi almış.Sonra İbni Sina'ya noroloji servisine gidiyor ve 38 gün yatıyor.
Oradan Fatih Özel Hastanesine gidiyor. 14 gün kalıyor.Orada hiçbir işlem yapılmıyor ve Ankara Numune Hastanesine
geliyor. 2 Ocak 2011'de tenasül uzuvlarının çürüdüğü için tamamını alıyorlar.Yani bir büyük,bir de küçük abdest
için iki torba takılı. Ameliyattan uyanınca olayın farkına varıyor,şok oluyor.Kalbi duruyor ve kalp masajıyla
hayata döndürülüyor. Şu anda Ankara Numune Hastanesinde iki-üç günde bir diyalize giriyor ve serumla besleniyor.
Her an için ölümü bekleniyor.Hastamız 10 Mart 2011 de vefat etti.
Ordu doğumlu baba adı Esat İzmit Seka Devlet hastanesinde Nisan 2011'de kolonda 1cm ve daha küçük
çapta polip'ler tespit edildi. Kolon temizliği ve dmso kullanımı ile 5. ve 6. gün kolondan et parçaları
şeklinde polip'ler döküldü 10. gün aynı hastane kontrol'e gitti hiç bir polip izine raslanmadı.
Oğlu Mesut ERDEM : 0532 237 76 78 (Saat 18:00'den Sonra)
Yakını Güven : 0532 204 69 33